Türkiye-Rusya. Ortadoğu da artık yeni bir denge mi?
ABD’de Merkezi Haber Alma TeÅŸkilatının (CIA) eski üst düzey uzmanlarından ve İslam dünyası üzerine kitaplar yazan Graham Fuller, Türk ve Amerikan dış politikasının Orta DoÄŸu’daki çıkarlarının birbirine uymadığını savundu ve “Türkiye, artık bir Amerikan müttefiki deÄŸil” iddiasında bulundu.

DiÄŸer yandan Rus İzvestiya gazetesi Türkiye’nin sadece bir tatil bölgesi veya alışveriÅŸ yapılan bir “süpermarket” olmadığını belirterek, Türkiye’yi “siyasi ve ekonomik” müttefik olarak keÅŸfetmenin zamanının geldiÄŸini duyurdu. İzvestiya, bugünkü sayısında Rusya Siyasi AraÅŸtırmalar Enstitüsü BaÅŸkanı ve Rus parlamentosunun alt kanadı Duma milletvekili Sergey Markov’un Türkiye ile ilgili detaylı analizine yer verdi.
Rus turistlerin 15 yıl önce Türkiye’ yi ana tatil merkezlerinden biri olarak keÅŸfettiÄŸi ve 15 yıl içinde rekor sayıda Rus vatandaşının Türkiye’ye turist olarak gittiÄŸini söyleyen Markov, “Bundan daha önce Rus bavul ticareti yapanlar Türkiye’yi bir büyük süpermarket olarak keÅŸfetmiÅŸlerdi ve Rusya’yı Türk mallarıyla doldurmuÅŸlardı” dedi.
Türkiye’yi soÄŸuk savaÅŸ yıllarında NATO’nun ve ABD’nin ortağı olarak gördüklerini kaydeden Markov, “Bugün artık Türkiye’yi siyasi ve ekonomik müttefik olarak keÅŸfetmenin zamanı geldi. Biz bu ülkeyle tarihimizi Rus-Türk savaÅŸlarının içinden bakarak görüyoruz. Ancak devir deÄŸiÅŸiyor ve Türkiye de baÅŸka bir ülke oldu” ifadesini kullandı.
Markov, gelecek yıllarda Türkiye’yi büyük deÄŸiÅŸikliklerin beklediÄŸini ve Türkiye’nin dünyada yeni bir yer aradığını belirterek, “Çünkü Türkiye dış politikasının öncelikli görevleri arasında olan AB üyeliÄŸi ve ABD ile stratejik ortaklık düşünceleri giderek sıfıra yaklaşıyor. Åžimdi Türkiye’deki elit kesim, ‘Nereye gidelim’ sorusunu daha keskin bir ÅŸekilde soruyor” dedi.
Türkiye’nin elbette ABD ve AB’den daha bağımsız hale gelmek zorunda kalacağını ve yeni ortaklar arayacağını savunan Markov, “Rusya Türkiye’ye stratejik ve ekonomik ortaklık teklif etmelidir. Türkiye, siyasi olarak sonuna kadar deÄŸerlendirilmemiÅŸ bir ülke. Yarım yüzyıldan bu yana ABD, NATO ve AB’nin gölgesinde yaÅŸayan Türkiye, jeopolitik dev, ancak siyasi cüce halindedir” ifadesini kullandı.
“Ortak ekonomik bölgeye Türkiye de davet edilebilir”
Markov, siyasi süreçlerin hızla geliÅŸtiÄŸi bugünlerde herkesin Türkiye’nin küresel sorunların çözümündeki önemini anlayacağından emin olduÄŸunu belirterek, ÅŸunları kaydetti:
“Rusya’nın da yeni ve geleneksel olarak alıştığının dışında müttefiklere ihtiyacı var. Çünkü Rusya’nın da batıyla son 17 yıl boyunca yürüttüğü ortaklık siyaseti, çok ciddi engellerle karşılaÅŸmakta.
Rusya, Belarus ve Kazakistan ile Ortak Ekonomik Bölgeye Ukrayna’nın yerine girmesi için Türkiye’ye teklifte bulunabilir. Türkiye’nin Ortak Ekonomik Bölgeye girmesi halinde, daha sonra Azerbaycan’ın da buraya dahil olması beklenebilir. Bu geliÅŸmelerin ardından piÅŸman olacak Ukrayna, yeniden bu örgüte üye olabilir.”
Rusya ve Türkiye’nin ekonomik sistemlerinin birbirlerine rakip olmadığını, Türkiye’de olmayan ÅŸeylerin Rusya’da bulunduÄŸunu belirten Markov, “Enerji kaynakları, doÄŸal zenginlikler, geliÅŸmiÅŸ bilim merkezleri, nükleer ve uzay teknolojileri gibi… Türkiye’de de Rusya’da olmayan çok ÅŸey var. Transit olarak kullanılabilinen bölgeler, iÅŸgücü, orta ve küçük ölçekli iÅŸletmeler, turizm vs.” dedi.
“Türkiye ve Rusya’nın yeni pazarlara ihtiyacı var”
Markov, Rus ve Türk yatırımlarına bu ülkelerin ekonomik çerçevelerinin dar gelmeye baÅŸladığını ve iki ülkenin de yeni pazarlara ihtiyacı olduÄŸunu belirterek, “AB pazarı daha da kapalı duruma gelmekte. NATO üyeliÄŸi Türkiye’nin baÅŸlıca sorunlarının çözümüne yardımcı olmamakta. Ortak Ekonomik Bölgeye üyelik, Türkiye’nin ABD ve AB ile görüşmeler sürecinde durumunu iyileÅŸtirecek, ekonomisini güçlendirecek ve iç politikasına büyük katkı sunacak” diye konuÅŸtu.
Batı taraftarı olarak bilinen Türkiye BaÅŸbakanı Recep Tayyip ErdoÄŸan’ın bile ülkesinde “Türkiyeli Putin” lakabını aldığını söyleyen Markov, ÅŸunları kaydetti:
“ErdoÄŸan, 2008 AÄŸustos ayında Rusya’ya gelerek ABD ve Gürcistan’ı deÄŸil, Moskova’yı desteklediÄŸini açıkladı. Rusya da bu ülkeye, yeni dostlar arayan Türkiye’ye, yeni alternatifler önermeli.
Ortak Ekonomik Bölgeye üyelik ve stratejik müttefiklik gibi… Türkiye’yi bugün kutladığı Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla tebrik ediyoruz. 29 Ekim gününde, Rusya’nın Türkiye’yi tanıyan ilk devletlerden biri olduÄŸunu, ona doÄŸrudan askeri ve siyasi yardım yaptığını hatırlatmak gerekiyor.
21′inci yüzyılın başında Türkiye ile Rusya arasında yeni ekonomik ve siyasi ortaklık kurmak için yeni bir dönem baÅŸlıyor. Türkiye’yi yeniden keÅŸfetmek gerekiyor.”
Markov’ un bu sözleri sarfettiÄŸi bir zamanda CIA OrtadoÄŸu uzmanlığı ve danışmanlığı yapmış ismi Graham Fuller’ in açıklaması zamanlama açısından gerçekten manidar ve incelemeye deÄŸer cinsten bir geliÅŸmedir.
DÜNYA ABD’YE KIZGIN
Washington’da Jamestown adlı düşünce kuruluÅŸunda konuÅŸan Fuller, dünyada son 7 yılda milliyetçilik ve ulusal gururun uyandığına dikkat çekerek, Batı hegemonyasına, özellikle de Amerikan hegemonyasına karşı bir tutumun hakim olduÄŸunu söyledi.
TÜRKİYE BÜYÜK BİR GÜÇ OLDU
Türkiye’nin bugün çok daha bağımsız düşünceye sahip olduÄŸunu belirten Fuller, “yüzyıldır ilk defa Türkiye’nin büyük bölgesel güç haline geldiÄŸini” belirtti.
Cumhuriyetin ilk elli yılında Türkiye’nin, doÄŸusunda veya güneyinde kimse yokmuÅŸ gibi davrandığını söyleyen Fuller, “Samimiyetle Türkiye artık bir Amerikan müttefiki deÄŸil” dedi.
Türk-Amerikan dış politika çıkarlarının birbirine uymadığını belirten Fuller, “Türkiye; Suriye ile, İran ile radikal İslamcı gruplarla çalışmak istiyor. Açılım yaratmak, İran’ı dünyaya getirmek, dünyanın o bölümüyle müzakerede bulunmak istiyor” dedi.
Türkiye’nin, bugün bütün komÅŸularıyla iÅŸleyen iliÅŸkileri bulunduÄŸunu ifade eden Fuller, Türk yetkililerinin, Washington’a geldiklerinde söyledikleri “Kötü bir mahallede yaşıyoruz” ifadesini artık kullanmadıklarını kaydetti.
Türkiye’nin “iyi komÅŸuluk politikasının” yararlı olduÄŸunu belirten Fuller, “Umarım bizim hükümetimiz de bu yaklaşımı benimser” dedi.
“HERKES AB’YE ALINMALI”
Tarihte iki büyük düşmanken Türkiye ile Rusya’nın, “pürüzsüz, rahat bir çalışma iliÅŸkisi” içinde bulunduÄŸuna iÅŸaret eden Fuller, ABD’nin ise bölgede, “Rusya ve İran’dan Batı’ya petrol gelmemeli” yönünde kapıları kapatan bir politika izlediÄŸini söyledi.
Çok geniÅŸ bir Avrupa BirliÄŸi öneren Fuller, “herkes AB’ye alınmalı. Hatta Rusya, Orta Asya Cumhuriyetleri bile” dedi. Ancak Fuller, NATO’nun geniÅŸlemesine karşı çıktı.
TÜRKİYE’NİN YENİ KİMLİĞİ
Türkiye’nin, birçok farklı kimliÄŸinin yanı sıra “Orta DoÄŸulu” kimliÄŸini de artık kabul ettiÄŸini söyleyen Fuller, bugün İslam dünyasındaki en büyük krizlerden birinin, terörizme karşı küresel savaşın algılanma ÅŸekliyle ortaya çıkarıldığını öne sürdü.
Fuller, Suriye gibi ülkelerin ise Türkiye’den, Müslüman, NATO üyesi, AB üyesi olmak ve gerekirse Washington politikalarına karşı çıkmanın bir arada olabileceÄŸi mesajını aldığını ve “Belki Türkiye, dünyaya yaklaÅŸmanın bir yolu olabilir” diye düşündüğünü kaydetti.
GRAHAM FULLER KİMDİR?
Fuller, 1982 yılında, CIA’in Yakın DoÄŸu ve Güney Asya ulusal istihbarat görevlisi olarak atanmış, 1986 yılında da teÅŸkilatta Ulusal İstihbarat Konseyinin baÅŸkan yardımcılığı görevine yükselmiÅŸti. İki yıl sonra bu görevi bırakan Fuller, Rand Corporation adlı düşünce kuruluÅŸunda siyaset bilimci olarak görev yaptı.


[ Toplam Oylama:"2", Ortalama Puan: 5 üzerinden "3.50" ]